Galatasaray ve Fethullah Gülen

9/11/2007 · Kategori: Spor

Aydınlık dergisinin başlatmış olduğu bir tartışma aslında halk tarafından çoktan beri biliniyordu . Ama söylenti olarak. Aydınlık dergisi ise kanıtlı bir şekilde sundu ve futbolda tarikatlaşma sorununu gündeme getirdi.

Ben burda sadece bu konu ile ünlenmiş Galatasaray ile ilgileneceğim o nedenle konumuz Galatasaray ve Fethullah Gülen tarikatıdır.

Galatasaray yıllardan beri tarikatçıların cirit attığı bir kulüp oldu. Bunu söylerkende taraftar amigolarından tutunda, yönetici ve futbolcularına kadar tüm camiayı sarmış bir örgütlenme mevcut. Elbette bu örgütlenme dağıtılmak istenmiş, dağıtılmışta ancak tekrar etkin hale gelmiştir.

Eski Galatasaray Yöneticisi ve gazeteci Fatih Altaylı  Aydınlık dergisinin son sayısında şunları dile getiriyor Galatasaray ile ilgili; "Hakan Şükür inanç dünyasını Galatasaray’a taşıdı. Dikkat edin Galatasaray’a gelen bütün genç çocuklar bir yerden sonra tarikata girmek zorunda kaldılar. Emre Belözoğlu, sabah namaza giderken kaza yaptı ve birinin ölümüne sebep oldu. Ve Galatasaray’da Hakan Şükür’ün tarikatçılığı takımı etkilemeye başladı. Böyle bir olaya izin verilemez. "Galatasaray bundan tam kurtuluyordu Hakan gitmişti, son kalan cemaat kalıntısı Hakan Ünsal’ı da ben yollamıştım dolayısıyla bir temizlik olmuştu"

Galatasaray eski yöneticisi Altaylı sözlerini şöyle sürdürdü: "Hakan Ünsal da iyi futbolcuydu, çok da iyi bir insandı ama tarikat ilişkisini kulübe taşıyamaz. Ben kendi inançlarımı işyerime taşımak noktasında olmam. Galatasaray’da genç futbolcuların böyle bir etkileşim içerisinde olmasını kabullenemiyordum. Hakan Şükür, bunu Galatasaray’da yapıyor. Gerçi Milli Takım’da da yapıyordur ama onu o kadar bilemem. Galatasaray’da bunu yaptığını biliyorum, görüyorum. Hakan’ın iş iyice zıvanadan çıkmadan gidip Amerika’da Fethullah Gülen’in yanında mı yaşayacak yoksa kamp tesislerinde mi, aklı nerde olacak, kalbi nerde daha öncelikli ona karar verip yolunu çizmesi gerekir."

  

   Fatih Altaylı işte böyle dile getiriyor Galatasaray'da yaşananları.. Elbette cevap da gecikmiyor.Hakan Ünsal tarafından. Hakan Ünsal'da hiçbirşeyi saklamamakta ve itiraf etmekte "Galatasaray"dan neden gönderildiğimi ben zaten biliyordum. Fatih Altaylı bunu geç de olsa itiraf etti. Ne mutlu bana ki, dini yaşayan bir futbolcu olduğum için Galatasaray"dan gönderildim. O zaman da hiç üzülmemiştim, şimdi daha da mutlu oldum. Ne mutlu bana…” demektedir.

Tarikatçı ifadesini anlayamamış demekki Hakan Ünsal şöyle devam ediyor : “Tarikatçı derken neyi kastediyor anlamadım. Türkiye"de İslam"ı yaşayan insanların yüzde 70"i herhangi bir cemaate bağlı. En azından gönül bağlılığı vardır. Eğer bu tarikatçılıksa, eyvallah ben bunu kabul ediyorum. Bu Fethullah Gülen Hoca Efendi de olur, bir başka hoca efendi de. Bunu kabul ederim. Zaten buyum da. Onun bahsettiği tarikatçı yakıştırması "radikallik" sınıfına giriyor.” diyerek, Altaylı"nın bu yaklaşımıyla cemaatleri küçük düşürmeye çalıştığını vurguladı.

2002 yılında Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde radikal dinci terör örgütlerine yardım etmek suçuyla yargılanan Emre Belezoğlu ve Hakan Şükür 2003 yılında Vatan gazetesinin haberine göre “Atatürkçüyüz” deyip kurtulduklarını hatırlatalım.

Galatasaray'ın Arjantinli futbolcusu Carrusca bir Arjantin gazetesi ile yaptığı röportajda, futbolcuların antreman sahasında koyun yakalayıp boynundan kestiğini, soyunma odasında ayini andıran baş sallamaların olduğunu anlatmış.

Sadece Galatasaray mı bu durum da ? Hayır. Beşiktaş'ın ne durumda olduğunu yazmıştım "Beşiktaş'ı Fethullahçılar Bastı" diye. Geriye 4 büyüklerden Trabzon kaldı onuda başka zaman yazacağım. Futbolu artık tarikatler, mafyalar yönetmekte olduğunu hatırlatıp yazıma son veriyorum.

DOĞU POLAT                                                                                          

Kalıcı Bağlantı Yorum (3) Yorum yaz!

Beşiktaş'ı Fethullahçılar Bastı

7/10/2007 · Kategori: Spor

"Beşiktaş'ı Süleyman Seba sonrası döneminde Fethullah Gülen tarikatına bağlı yöneticiler ve teknik adamlar ele geçirmiş durumda" 

Yukardaki sözleri söyleyen spor yazarı Adnan Aybaba. Aydınlık Dergisi Spor Editörü Aydın Cingöz ile yaptığı röportajdan kısa anlatımlar;

Aydınlık: Ertuğrul Sağlam'ın Beşiktaş'a gelmesi nasıl oldu?

Aybaba: Bir kere Ertuğrul Sağlam ve yardımcısı Mutlu Topçu, Fethullahçıdırlar. Onların bizlerle ilgili istihbaratları var bizimde onlarla ilgili var.Beşiktaş özellikle Seba döneminde, birçok ilkesi olan düzgün bir kulüptü. Bugün tarikatlar mensubu insanların gelip görev yapmasını nasıl içine sindiriyor Beşiktaşlılar anlayamadım. Fethullah Gülen, Atlantik ötesinden telefon açacak, Ertuğrul Sağlam takıma gelmek için bu tarikatı kullanacak ve Sağlam'ın Beşiktaş'a faydalı olabileceğine inanacaksınız. Bu imkansız.

"ÇARŞI HER ŞEYE DUYARLI DA BUNA DEĞİL"

Aydınlık: Ertuğrul Sağlam'ı Beşiktaş'ın başına Fethullah Gülen Cemaati getirdi diyorsunuz?

Ayababa: Fethullah Gülen, o dönem dışişleri bakanı olan Abdullah Gül'ü arıyor.Gül'ü bu işte aracı olarak kullanıyorlar. Ertuğrul'un Beşiktaş'a gelme şansı sıfırdı. Bir Cuma günü yönetim kurulu toplanıyor. Başkan Yıldırım Demirören ve yönetici Gülnaz Arsel dışındaki tüm yöneticiler, Ertuğrul Sağlam'a ret oyu veriyor. "Ertuğrul olur mu daha erken" diyorlar. Aradan iki gün geçiyor ve Ertuğrul Sağlam'ın Beşiktaş'a teknik direktör olacağı kesinleşiyor. O iki günde ne değişti peki? Değişen şu: Amerikadan Türkiye'ye gelen telefonla Ertuğrul Sağlam teknik direktör oldu Beşiktaş'a. Yayılım politikası bu. Yazık... Bugün Çarşı Beşiktaş'ın en önemli taraftar grubu ve herşeye duyarlı. Mesele bana çok duyarlı ama niye onlara değil anlayamıyorum. Mutlu Topçu yılda 550 bin Euro para alıyor. Ertuğrul'unki bir trilyon 800 milyar. Beşiktaş'ın parası bu sokaktan bulunmadı.

"GÜL'DEN 40 MİLYON DOLARLIK KREDİ KIYAĞI"

Aydınlık: Sağlam'ın antrenör olmasının sırrı olarak Beşiktaş'a vrilen bir krediden bahsediliyor.

Aybaba: Abdullah Gül'ün Vakıfbank'tan Beşiktaş'ın borçları için 40 milyon dolar kredi çıkarttırdığı, buna karşılık Ertuğrul Sağlam'ın Beşiktaş'a teknik direktör olduğu şeklindeki bir duyumum var. Ankara'da çok önemli isimlerden aldığımız bir duyumdur. Haber kaynağım çok dürüst ve düzgün bir insandır.

Aydınlık: Bu konu camiada hararetle gündeme geliyor.

Aybaba: Doğru. Mutlu Topçu aracılığıyla oluyor bütün bunlar. Türkiye'de "benim babam bakan deyip bir takıma antrenör olacaksın, benim babam Fethullah Gülen deyip Beşiktaş'a antrenör olacaksın" ... Ben orucumu tutuyorum. Namazımı kılıyorum, bunlar ne için yapıyoru. Allah rızası için yapıyorum menfaat için değil. İnancımın reklamını da yapmıyorum.

"HERKES BİLİYOR AMA KONUŞMUYOR"

Aydınlık: Medyada durum nedir?

Aybaba: Kimse konuşmuyor. Konuşmayanlar da tarikat ilişkilerine sıcak ve sempatik bakıyorlar. Şimdi herkesin ailesi, çoluğu çocuğu var. Takım ismi vermeyeyim ama yaşanmış bir olayı anlatayım: Maçtan önce 5-6 futbolcu soyunma odasını bir bölümünde namaz kılıyorlar. Fakat iş daha sonra büyüyor ve her futbolcuyu namaza çağırıyorlar. Namaz kılmayan futbolcular kadroya giremiyor. Bu takımın başında tarikatçı bir teknik adam var.

"YENİ ADAY MURAT AKSU"

Aydınlık: Beşiktaş'ta Fethullahçılar kulüp yönetimi için ne yapacak?

Aybaba: Yıkdırım Demriören, tarikatçı değil. Benim çok iyi dostun ve çok iyi insan. Ama teslimiyet içine girdi. 2004 yılından sonra teslim olmaya başladı. Bir kere kulüp maddi olarak çöküntüye girdi. Maddi kaynakların çok olduğu alanlara tarikatlar girdi. Karşılıklı menfaat ilişkisi başladı. Yıldırım başkan doğru kararlar verip, doğru işler yapsaydı tarikatların kulübe girmesi sıfırdı.

Murat Aksu Beşiktaş'ta yöneticilik yaptı. Bugün elini kaldırsa 100 bin kişi secdeye yatar. "Beşiktaş Başkanlığına soyunuyorum" diyor. Aksu da çok iyi bir insan. Hepsi iyi insan bunların içerisinde kötüinsan yok ki bir tek biz ktüyüz.

Aydınlık: Hedef Murat Aksu'nun başkanlığı mı?

Aybaba: Yüzde 100 buda var. Yavaş gelirler kimse anlayamaz. Ama bir gün bir bakarız herşey teslim.

Not: Türkiye'yi olduğu gibi tarikatlar futbolu da yönetmektedir.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

CEM PAPİLA HAKEMLİĞİ BIRAKTI

2/10/2006 · Kategori: Spor

Pazar, 01 Ekim 2006
 Merkez hakem kurulu tarafından FIFA listesinden çıkartılan Cem Papila, hakemliği bıraktı. 5 Yıl daha hakemlik yapma hakkı bulunan Papila, Merkez Hakem Kurulu şok kararı üzerine düdüğüne "elveda" dedi... Son hazırlanan listede Yusun Yıldırım'la birlikte FIFA listesinden çıkarılan  Cem Papila, resmi açıklamasını yarın yapacak. Özellikle Beşiktaş-Samsunspor maçında gösterdiği 5 kırmızı kart sonrası spor camiası tarafından tanınan  Papila, iki yıldır FIFA kokartı taşıyordu.
Henüz 40 yaşında olan ve bu yıl içinde Avrupa'da üç maçta görev yapan Papila, Türk hakemliğinin önemli isimleriden biri olarak dikkat çekiyordu.
FIFA listesinden çıkartılması sürpriz olarak değerlendirilen Cem Papila, Türk hakem camiasında karizması ve otoritesi ile ön plana çıkıyordu. Bilindiği gibi FIFA listesinden Cem Papila ile birlikte Yunus Yıldırım çıkartılmış, yerlerine ise Bülent Yıldırım ve Kuddusi Müftüoğlu alınmıştı.. Papila'nın hakemliği bırakması ile Turkcell Süper Lig'deki hakem sayısı 28'e düşmüş oldu..
 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Bayan Hakemler İyi Yolda

26/7/2006 · Kategori: Spor

UEFA, FIFA kokartlı 4 Türk bayan hakemi, uluslararası turnuvalar için görevlendirdi.

FIFA kokartlı hakemler Hilal Tuğba Tosun, Dilan Deniz Gökçek,
Seçim Demirel ve Akile Çama, 8-13 Ağustos tarihleri arasında
düzenlenecek UEFA Bayanlar Kupası mini turnuvalarında görev yapacak.

Hilal Tuğba Tosun ve Seçim Demirel, Litvanya'daki turnuvada, Dilan
Deniz Gökçek ve Akile Çama ise Hırvatistan'daki turnuvada görev
aldılar.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Carrusca Galatasaray'da

26/7/2006 · Kategori: Spor

Galatasaray'ın yeni transferi Marcelo Adrian Carrusca, İstanbul'a geldi.

Kulüp sportif direktörü Mustafa Turgun ile İstanbul'a gelen
Arjantinli futbolcuyu, Atatürk Havalimanında sarı-kırmızılı
taraftarlar karşıladı.

Taraftarların boynuna sarı-kırmızılı atkı astığı 23 yaşındaki sol
kanat oyuncusu, kendisine gösterilen ilgiden dolayı şaşırırken,
tezahüratlarla havalimanını adeta inleten taraftarlar, çıkışta
izdihama neden oldu. Türkiye'de bulunmaktan duyduğu mutluluğu dile
getiren Carrusca, Galatasaray gibi tanınmış bir camiada futbol
oynayacak olmaktan dolayı da sevinçli olduğunu kaydederek,
''Galatasaray takımına elimden geldiğince büyük katkı sağlamak
istiyorum'' dedi.

Galatasaray'ı ne kadar tanıdığının sorulması üzerine ise
Arjantinli futbolcu, ''Türkiye'nin en büyük kulüplerinden birisi
olduğunu biliyorum. Zaten Şampiyonlar Ligi ve UEFA Kupası maçlarında
da takip etmiştim. Hakan Şükür'ü biliyorum, özellikle de Mondragon'u
çok iyi tanıyorum. Gelmeden önce ondan bilgi almıştım. Burada
olmamdaki en büyük etkenlerden birisi de odur'' diye konuştu.

Havalimanından, Florya Metin Oktay Tesislerine geçen Carrusca ile
yapılacak imza töreninin tarihinin daha sonra açıklanacağı ifade
edildi. Carrusca yarın Bakırköy Acıbadem Hastanesinde sağlık
kontrolünden geçecek.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!